Başlangıç / Kimdir / Komünizm ve Josef Stalin

Komünizm ve Josef Stalin

Komünizm Nedir?

Komünizm,özel bir mülkiyetin olmadığı,bütün malların,araçların toplum tarafından ortak kullanıldığı bir toplum düzeni ve ideolojidir. Temellerini, Karl Marx’ın (1818-1883) ve yakın dostu Friedrich Engels’in (1820-1895) felsefi görüşlerinden alır.Komünizm,özünde her ne kadar halk ve toplum taraflı olsada günümüzde amacından tıpkı diğer ideolojiler ve inançlar ( Müslümanlık, Ateizm, Feminizm, Hristiyanlık vs. ) gibi amacından çarptırılmıştır.

Bu ideolojiyi kullanan Sovyetler Birliği ve Çin Halk Cumhuriyeti “Komünizm” adı altında bir çok diktatörlüğe imza atmışlardır.Bu sebeptendir ki günümüz de Komünizm ve Komünistler hoş karşılanmamakdadır. Günümüzde hala Komünist Rejim ile yönetilen ülkeler vardır.Örneğin; Küba, Çin, Laos Demokratik Halk Cumhuriyeti.(Her ne kadar Çin ve Laos Demokratik Halk Cumhuriyeti Sosyalizm ile yönetilse de kaynaklarda Komünizm’in Sosyalizm’in alt kolu olduğu geçmektedir.)

Josef Stalin Kimdir?

Dünyanın tarihinde gördüğü en acımasız diktatörlerinden biri olan Josef Stalin,18 Aralık 1879’da Gürcistan’ın Gori isimli bir kasabasında dünyaya gelmiştir. Gerçek adı İoseb (Yusef) Vissarionovich Cugaşvili’dir. Stalin dindar bir aileye mensup olduğu için küçük yaşlarda dini eğitim almaya başlamış.Kendisi bir ortadokstur. Gençlik yıllarından beri isyana eğimli olan Stalin, bu yönünü  Vladimir Lenin’in eserlerini okuduktan sonra devrimcilik ile pekiştirmiş.

Bir çok eyleme katılan ve polislerle çatışan Josef Stalin,bir süre sonra önce tutuklanmış sonra da sürgüne gönderilmiş.Ancak buradan kaçmayı başarmış.1904 yılında Rusya Sosyalist Demokrat İşçi Partisi’ne katılıp siyaset için ilk adımları atmaya başlamış. Sovyetler Birliği Komünist Partisi genel sekreterliğine seçilmiş ve bu görevi onun yönetimi ele geçirmesine büyük katkı sağlamış. 1924 yılında Lenin’in ölümü ile birlikte Stalin, ipleri iyice eline almış. SSCB’nin en güçlü devlet adamı konumuna gelen Stalin, acımasız ve sert yönetim şekliyle diktatörlüğe soyunmuş.

Pek çok insanı sürgüne gönderip, ölüme mahkum etmiş.Özellikle bu sürgünler ve idamlar yoğunluklu olarak Türklere karşı oluyordu. Stalin iktidarın için her yol meşrudur sözünü tam anlamıyla uygulayarak binlerce insanın ölümüne sebep oldu. Milyonlarca insan bu yolda öldürüldü. Stalin’in SSCB Müslümanları üzerindeki zulmü de dayanılmaz boyutlardaydı.

“Türkistan’da 14 bin Kafkasya ve Kırım’da 8 bin , Tataristan ve Baş Kurdistan’da 4 bin cami ve mescit yıkıldı veya tahrip edildi. Müslüman din alimleri olarak katledilenlerin miktarı 300 binin üzerinedir. Sibirya’nın acımasız soğuğuna sürgün edilenler ise , milyonlarla ifade edilmektedir. Bununla da yetinmeyen Stalin , İslâm’ın ilim merkezleri olan Buhara, Semerkant, Kokant, Derbend, Timurhan, Kaşgar, Almasta ve Tirmi gibi şehirlerdeki mevcut milyonlarca Kur’an-ı Kerim’i , Hadis kitaplarını ve İslâmî kaynakları yaktırdı.”

73 yaşındaki diktatör 5 Mart 1953’te Kremlin’de öldü.

Stalin’in ölümünden sonra yerine Nikita Kuruşçev geçmişti. Kuruşçev’de SSCB’nin tek hakimi ve komünizmin rakipsiz liderleri olmak için Stalin’i “tarihin en kanlı insanı” ilân etti ve Stalin dönemini de “tarihin en kanlı dönemi” olarak belirtti.  Bununla da kalmayarak , Stalin’le başlayan şehirlerin ismini değiştirdi. Para ve resmî dairelerdeki Stalin’in resmini kaldırttı. Heykellerini yıktırdı. Mezarlarını dahi açıp Kremlin’in dışına taşıttı.
Karısını öldürten , oğlunu ölüme terk eden ve milyonları katleden bu eli kanlı diktatör dünyanın bir numaralı insan kasabı, nefret ve kinle anılmaya devam etmektedir.

Stalin’in zalimliğini anlatan bir başka garip olay ise,oğlu Yakov nazilerin eline düşüyor ve esir oluyor.Naziler ilk başlarda babasının aleyhine propaganda yapması için Yakov’u kullanmak istiyor ancak Yakov, her ne kadar babası ile kişisel anlaşmazlıkları olsa da bu teklifi ısrarla reddediyor.

Naziler de B planı olarak SSCB’ye esir düşen Nazi generalleri ile Yakov’u takaslamayı öneriyor.Ancak Josef Stalin “Bir onbaşı ancak bir onbaşı ile takas edilir.”diyerek oğlunu Nazilerin eline bırakıyor.Ancak işe farklı bir taraftan bakarsak,diyaloğun devamında Stalin”Benim bir tane oğlum yok,yüzbinlerce onbaşı oğlum var.Hepsini bırakırsanız teklifinizi kabul ederim.”diyor. Burada da Stalin’in öz oğluyla yönettiği halkı eşit gören bir bakıma dürüst bir lider olduğunu görüyoruz.

   Benzer Konu:    Poblo Escobar Kimdir?

Her ne kadar zalim ve diktatör olsa da Stalin, Vladimir Lenin’den sonra Rus Halkının en sevdiği liderdir.

Ayrıca 1930’ların sonuna doğru “Büyük Temizlik” adını verdiği bir girişim yapar.  Bu girişim, kendisine muhalif insanları ortadan kaldırdığı paranoyak bir kampanyaya dönüşmüştür.  Sayısı kesin olarak kestirilemese de 400-500 bin kişiyi öldürmesiyle sonuçlanmış,dünyanın en büyük katliamlarından biridir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir